bilemek

bilemek, II. 260, 325; II I, 270, 272

Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini. 2009.

Look at other dictionaries:

  • bilemek — i 1) Kesici aletlerin ağzını çark, zımpara, eğe, bileği taşı vb.nde keskinleştirmek, keskin duruma getirmek 2) mec. Güçlendirmek, etkisini artırmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • diş bilemek — (birine) kötülük yapmak için fırsat beklemek, hıncını gösterir bir durum almak İşlerinden uzaklaştırılanlara gelince onlar Bahadır a fena hâlde diş bilemekte idiler. H. Taner …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • iyelemek — bilemek …   Beypazari ağzindan sözcükler

  • kikmek — bilemek, bir şeyi bir şey üzerine sürtmek II, 293 …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • yanumak — bilemek, el üzerlnde kılağılamak III, 91 …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • bileği — is. Kesici araçları bilemek için kullanılan alet Birleşik Sözler bileği taşı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • bileme — is. Bilemek işi Gönül, daha birçoklarının bu enstitüde kabiliyetlerini bilemesini istiyor. H. Taner …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • bileyivermek — i Çabucak bilemek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • diş — is. 1) Çene kemiklerinin üstüne dizili, ısırıp koparmaya ve çiğnemeye yarayan sert, beyaz organlardan her biri 2) Çark, testere, tarak vb. çentikli şeylerdeki çıkıntıların her biri Çarkın dişleri tebessüm eder gibi tatlı bir ses çıkardı. S. F.… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • dişeğilemek — i, hlk. Dişeği ile değirmen taşı üzerinde diş yapmak, değirmen taşının dişlerini bilemek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.